Elektra Karmaşası Elektra Kompleksi


Elektra Karmaşası (Elektra Kompleksi)

 

Psikanalizin mucidi Sigmund Freud çok iyi tarih bilirdi ve fikirlerini geliştirirken, kadim Yunan medeniyetindeki pek çok mitolojik kişiden, tragedyalardan ilham almıştı.

Meselâ ölüm içgüdüsünün adı Thanatos, ölüm içgüdüsünün adı Eros’tu. Kendini sevmek ise Narcissus’tan mülhemdi. Bu tanrılar Freud’un kendi narsisizmi ile büyük âhenk içerisindeydi kuşkusuz…
Eserlerinde en çok faydalandığı san’atçılar arasında da MÖ 485–406 arasında yaşamış olan Sophocles yer alır. Çünkü bütün bu mitolojik figürlere bol bol yer vermiştir.
Sophocles’in “Oedipus Döngüleri” içerisinde yer alan tragedyaları Kral Oedipus, Colonus’taki Oedipus ve Antigone pek ünlüdür. Talebelerinden birine tecavüz ettiği için Pelops tarafından lânetlenen Thebes’in kralı Laius ve Jocasta’nın oğlu Oedipus bilmeden babasıyla savaşıp onu öldürür ve karısıyla, yâni öz annesiyle evlenir ve hazin hakikati öğrenince gözlerini oyarak çıldırır. Lânet gerçekleşmiştir!

 

Freud bu temayı 4 ilâ 6 aş arasında annesine çocuksu bir aşkla bağlanarak babasına kızan erkek çocuklarını tasvir etmek için kullanır ve buna da Oedipal Dönem adını verir. Bu dönemdeki çocuk babasının bu aşkını fark ederek kendisini iğdiş etmek sûretiyle cezalandıracağından korkar, buna Oedipus Karmaşası denir. Zamanla çocuk bu fikri aşıp babasıyla özdeşleşip onu benimser.

 

Freud özgün eserlerinde kadın psişizmasını eksik, natamam ve olgunlaşmamış bir “ikinci cinsiyet” olarak görmüş ve kadınların hayatları boyunca bir penise sâhip olamamanın hasretini ve hasedini taşıdıklarını iddia etmiştir. Kendi karısı Martha’nın da akıllı uslu bir ev hanımı olmasından dâima hoşnut kalmıştır. Ona göre kadının yeri evi, esas işlevi de anneliktir, hepsi o kadar!

 

Buraya kadar işler iyidir hoştur da, aynı dönemde kız çocuğu neler yaşamaktadır, teorisinin bu kısmını da bir tarihî Yunan eserinden, gene Sophocles’in diğer bir meşhur oyunu olan Agamemnon’la Clytemnestra’nın kızı Electra hakkındaki eserden ilhamla şeendirir.


Buna göre, erkek kardeşinin anneleri Clytemnestra’yı öldürerek babası Agamemnon’un ölümünün intikamını almak isteyen Electra’nın hikâyesi tam “cuk oturacaktır”.
Electra Karmaşası adını verdiği bu dönemde 4 ilâ 6 yaş arasındaki kız çocuk bir penise sâhip olamamasının sebebinin, babasına karşı duyduğu aşk sebebiyle çok önceden annesi tarafından iğdiş edildiğini olduğunu düşünür. İstemeye istemeye annesiyle özdeşleşip onu benimser ama bu eksiklik, hasret ve haset de ömür boy sürer.

 

“Çağdaş bir din” olarak kurduğu bu öğreti başta bir zamanlar veliahdı olarak bahsettiği Carl Gustav Jung ve Sir Karl Popper gibi bilim filozofları tarafından şiddetle eleştirilir. Hâttâ Freud’un kendi kendinin analizini yaptığı dönemde bol bol kullandığı kokainin bütün bu neredeyse hezeyanî fikirlerine yol açtığı yazılır. Ama bu bilimle alâkası olmayan düşünce sistemi günümüzde psikiyatriye, psikolojiye, hâttâ felsefeye ve ontolojiye sızmış, farklı mezhep ve tarikatlara bölünmüştür. .

 

Electra’yı seyrederken, Sophocles’in bir gün gelip de eserinin böyle bir teoriye hizmet edeceğini aklından geçirmiş olup olmadığını şöyle bir düşünmekte sanırım fayda var…


 

Prof. Dr. Mehmet Kerem Doksat – Psikiyatr – 18 Aralık 2006 Pazartesi

 

^